Öfke Kontrolü Nedir ve Nasıl Sağlanır?

Öfke de diğerleri gibi doğal ve içten gelen bir duygudur. Bir şeylere kızmak, bir şeylere öfkelenmek oldukça doğaldır. Her duyguda olduğu gibi öfkeyi de dozunda ayarlamak ve yeri gelince kesmek gerekir. Ancak çoğu kişi öfke kontrolü yapamadığı için ciddi sorunlar yaratabilmektedir. Bazı durumlarda öfke sorunu yüzünden dışlanan insanlarda vardır. Öfke kontrolü eğitilmiş uzmanlardan destek alarak ortadan kaldırılabilir. Bunun için uzmanın tesviye ettiği yöntemleri uygulayabilmeniz gerekir.

Öfkenin her yaşta yaşanması normaldir ancak öfkelenen kişinin duygusu uzun süreli ve şiddetli oluyor ise bu durum normal dışıdır. Öfke kontrolü psikolojik olabileceği gibi genellikle ergenlik çağındaki her gençte görülmesi olasıdır. Aşırı öfke sadece karşıdaki kişiye veya çevreye değil, kişinin kendi bedenine de oldukça zararlıdır. Kişi öfke kontrolünü sağlayamıyor ise bu durum zamanla birçok hastalığa sebep olabilmektedir. Bunun için öfke kontrolü için tedavi olmanız gerekir.

Öfke Kontrol Bozukluğu Belirtileri

Gün içerisinde birçok şeye kızıp öfkelenebiliriz. Bu durum gayet normaldir ancak kontrol altında tutabiliyorsanız. Eğer ki öfkeniz dinmiyor ve hemen her şeye sinirlenebiliyorsanız öfkenizi kontrol altında tutamıyorsunuz demektedir. Bunu günlük yaşantınızda yapmış olduğunuz hareketler ile anlayabilirsiniz. Öfke kontrol bozukluğu belirtileri şunlardır.

  • Sürekli insanlarla tartışmak
  • Genel olarak gergin olmak
  • Bir şeylerden keyif almamak
  • Her şeye çabuk sinirlenmek
  • Sürekli yalnız kalmak insan içerisinde bulunmak istememek
  • Olayı tam anlamadan ses yükseltmek
  • Sizin istediğiniz şey dışında bir şey yapılmasını istememek
  • Fiziksel şiddet uygulamak istemek ve uygulamak
  • Sinirlenince bir şeyleri kırmak, dökmek, parçalamak

Öfke kontrol bozukluğunuz olduğunu göstermektedir. En kısa sürede bunun için bir çözüm bulmalısınız.

Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır?

Öfke kontrolü nasıl sağlanır diyorsanız klasik olarak bilinen derin nefes almak öfkenizi kontrol altında tutmanıza yardım sağlayabilir. Aynı zamanda içinizden kendinize telkin edici sözler söyleyebilirsiniz. Çok sinirlendiğinizi hissettiğiniz anda öfkenizi farklı bir duyguya çekecek bir şeyler düşünün veya hayal edip canlandırın. Sizi güldürecek, mutlu edecek veya üzecek herhangi bir şey olabilir. Yeter ki sinirinizi başka bir yöne çekin.

Bulunduğunuz ortamı terk edin. Sizi sinirlendiren herhangi bir şeyden uzaklaşıp neden sinirlendiğinizi düşünün ve sakinleşince o kişiyle bu durumu paylaşın ya da bir kâğıda dökün. Genel olarak paylaşamadığınız herhangi bir düşüncenizi kâğıda yazın ve o durumlarda neler yaptığınızı ve yaptığınız şeylerin sonuçlarını da düşünerek yazın. Öfke kontrolü böylelikle düşünerek azaltılabilir. Bunun dışında uzmanlardan tedavi almasınız.

Üroloji Doktoru Ne İş Yapar? Nasıl Olunur?

Sayısal bölümler arasında bulunan tıp bölümü üniversite tercihlerinde ilk sıralarda yer almaktadır. Binlerce öğrencinin hayali ve hedefi olan bu bölüm her yıl kontenjan arttırarak daha fazla öğrenciyi kabul etmektedir. Üroloji doktoru olmak için gereken eğitimleri almak gerekir. Bunun başında tıp eğitimi gelmektedir. Ürolog olabilmek için ilk önce tıp fakültesini bitirmek gerekir. Daha sonra bu alanda uzman olmaktır.

Tıp fakültesini kazanmak ne kadar zorlayıcı ve emek gerektiren bir durum olsa da öncesinde gitmiş olduğunuz lisenin bu durum ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Liseniz sadece sizin için yardımcı birer basamaktır. Eğer üroloji doktoru olmak istiyorsanız bunu çalışarak kendiniz başarabilirsiniz. Kendinizi geliştirerek iyi bir ürolog olabilirsiniz.

Tıp eğitimi 6 senedir bazı üniversitelerde bu altı yıllık eğitime ek olarak hazırlık eğitimi de verilmektedir. Tıp fakültesini 6 senede bitirmek oldukça zorlu bir süreçtir, pek çok öğrencinin çeşitli nedenler ile okulunu uzattığı bilinmektedir. Diğer bölümlerde olduğu gibi tıp fakültesinde üstten ders almak mümkün değildir.

Tıp Eğitimi

Tıp fakültelerinde verilen eğitim ilk üç yıl temel eğitimi kapsamaktadır. Tıp fakültesinin üçüncü yıl ilk üç yılına göre biraz daha farklıdır. Temel eğitimin devamı olsa da dersler daha çok klinik içeriklidir. Temel eğitim sonlandıktan sonra staj eğitimine geçilmektedir.  Dördüncü ve beşinci sınıfları kapsayan staj eğitimi birçok ders için pratik yapma imkanı sunmaktadır. Son sınıf olan internlik diğer senelerden oldukça farklı bir eğitimdir. Son sınıfta teorik ve staj eğitimleri bulunmaz öğrenciler bir yıl boyunca hastanede intern doktor unvanı ile çalışmaktadır.

Altı yıllık tıp eğitiminin ardından mezun olan öğrenciler pratisyen hekim unvanını almakta herhangi bir uzmanlıkları bulunmamaktadır. Bir bölüm veya branşta uzman olabilmek için Tıpta Uzmanlık Sınavı adı verile TUS’a girilmeli istenilen bölüm ve branşlardan birisi tercih edilmelidir. Böylelikle iyi bir ürolog olabilirsiniz.

Üroloji Doktoru

Uzman tıp doktoru olan üroloji doktorları genital sistemdeki hastalıkları ve anatomik, fizyolojik bozuklukları teşhis etmekte tedavi için cerrahi operasyonlar ya da medikal ürünler kullanmaktadır. Üroloji doktoru olan ürologlar hastanın öyküsünü dinledikten sonra gerekli fiziksel muayeneyi yapar. Bunun sonucunda gerekli gördüğü radyolojik ve biyokimyasal tetkiklerin yapılamasını sağlar. Ayrıca üroloji bölümüne özgü bulunan tetkikleri yapar.

Gerekli olan konularda diğer branştaki hekimler ile vaka değerlendirmesi yapar. Muayene ve tetkik sonuçlarını değerlendirerek hastaya anı koyar ve gerekli tedaviyi uygular.

Şimdi Alanında Uzman Ürologlardan Randevu Alın

Günümüzde benimsenen yaşam tarzı geçmişe oranla çok daha hızlı ve seridir. Bu da günlük hayatta yapılan egzersizin azalmasına neden olmuş, hızlı yaşam tarzı sadece ulaşımı hızlandırmakla kalmamış beslenme konusunda da aynı hız sağlanmıştır. Sağlıksız beslenme ve egzersizin olmayışı insanları kronik hastalıklarla karşı karşıya getirmiş ve sağlığı tehdit eder hale gelmiştir.  Sağlıksız beslenme konusunda devreye diyetisyenler giriyorDiyetisyen nedir? Diye merak edenler için diyetisyenlerin kim olduğunu, görev tanımlarını ve görevlerinin ne işe yaradığını sizler için araştırdık.

Diyetisyen Kimdir?

Sağlıklı beslenme tarzını benimseyen ya da sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeyi amaçlayan kişilerin ihtiyaçlarına göre beslenme programı oluşturan bireyler olarak nitelendirilebilir. Diyetisyenler sağlıkla ilgili belirli bir hedefe ulaşmayı amaçlayan örneğin kilo vermek isteyenler gibi kişilere de beslenme programı oluşturan kişiler olarak da tanımlanabilir. Diyetisyen hastanelerde, Uzun süreli bakım evlerinde, kliniklerde ya da kendi ofislerinde çalışabilirler. “Diyetisyen nedir? “sorusuna böyle cevap verilebilir.

Diyetisyenlerin Sorumlulukları

Diyetisyenden yapması beklenen danışanlarının beslenme düzenlerinde olumlu değişiklikler yaparak sağlıklı beslenme düzenine geçmeleri konusunda onları desteklemektir. Diyetisyenler sadece kilo alıp kilo verme ile ilgili çalışma yapmazlar. Diyetisyen sorumluluk alanlarını sizin için sıraladık.

  • Sağlıklı beslenme düzeni konusunda danışanlarına destek vermek ve beslenme sorunlarının çözümüne katkı sağlamak.
  • Yeme programlarını kişilerin tercihleri ve gündelik hayatlarına uyacak şekilde geliştirmek.
  • Oluşturduğu yeme programının etkilerini değerlendirip gerekiyorsa programı yeniden düzenlemek.
  • Besinin vücut fonksiyonlarını nasıl etkilediğini incelemek.
  • Hastanın gösterdiği gelişmeyi raporlandırmak olabilir.
  •  Hastanın iyileşmesini sağlamak amacıyla diğer sağlık çalışanları ile işbirliği sağlamak sayılabilir.
  • Spor profesyonellerine, performanslarını en verimli şekilde kullanmalarını sağlayacak beslenme programı hazırlamak ve verimli bir performans için doğru vücut ölçülerine nasıl kavuşabilecekleri hakkında önerilerde bulunmak.
  • Beslenmenin belirli hastalıkların önlenmesi hakkında danışanları ile konuşarak daha iyi beslenme şekline yönlendirmektir.
  • Hamile, yeni anne ve yaşlılardan oluşan danışanlarına diyetisyen olarak sağlıklı beslenme konusunda önerilerde bulunmaktır.

Diyetisyenlerde Aranan Özellikler

Sağlıklı beslenme sektöründe diyetisyen sayısı fazladır. Üstelik sağlıklı beslenme süreci uzun bir yoldur. Sizi anlayan ve anlaşabileceğiniz bir diyetisyen bulmak sizin için daha faydalı olacaktır. Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun olmaları şarttır.  Danışanları ile sağlıklı bir iletişim kuran ve danışanını anlamak için aktif olarak dinleyen diyetisyen aranan özelliklere sahiptir demektir.

Diyetisyen olabilmek için gereken sınavlara girmek gerekir. Bunun başında, diyetisyenlik okumak için üniversite sınavlarına girmek gerekir. Sınavı girip diyetisyen için yeterli puanı alıp ilgili bölüm tercih edilmelidir. İlgili bölüme yerleştikten sonra üniversiteyi bitirip diyetisyen olunabilir. “Diyetisyen nedir?, Diyetisyen özellikleri nelerdir? “sorusuna cevap bu şekilde verilebilir.

Şimdi Alanında Uzman Diyetisyenlerden Randevu Alın

Psikolog ve Psikiyatri Arasındaki Farklar Nelerdir?

Ülkemizde sağlık sektöründe ruh sağlığı diğer alanlara karşın oldukça geri kalmış bulunmaktadır. Birçok insan için psikolog ya da psikiyatriste gitmek ihtiyaç olmasına karşın bazıları maddi koşulları öne sürerek ertelemekte, bazıları ise psikolog ve psikiyatristlerin sadece delilere hizmet verdiğini düşünmekte ”ben deli değilim” diyerek karşı çıkmaktadır.  Bu noktada bilinmesi gereken en önemli noktalardan biri ise devlet hastaneleri de bu hizmet vermektedir. Psikolog ile psikiyatri arasındaki farklar çok fazla olmasa da bir kaç tane vardır.

Devlet hastanelerinde psikolog hizmeti alabilmek için öncelikli olarak psikiyatriste randevu alınması gerekmektedir. Daha sonra isteğiniz ya da psikiyatristin gerekli görmesi durumunda psikoloğa yönlendirme sağlanmaktadır. İkisi birbiri ile bağlantılı olan bir bölümdür. Hastanın tedavi sürecinde iki bölümde etkili olabilir. Ancak iki bölüm birbiri ile aynı değildir. Birbirlerinden ayrılan özellikleri bulunmaktadır.

Halk arasında en çok karıştırılan konuların başında gelmektedir psikolog ve psikiyatrist. İkisi de genel anlamda insanların ruh dünyası ile ilgilenirken temelde farklılıklar bulunmaktadır. Birbirinden çok farklı olmayan bu iki bilim dalı genelde birbiri ile yardımlaşarak çalışmakta, birbirlerine ihtiyaç duymaktadırlar. Birbirlerine tedavi sürecinde yardım etmekte, tedaviyi birlikte tamamlanmaktadır. Ancak iki bölüm arasında farklarda vardır. Psikolog ile psikiyatri arasındaki farklar çok fazla olmayıp birbiri ile alakalı bölümlerdir.

Psikolog ve psikiyatri arasındaki farklar:

  • Psikolog ve psikiyatrist arasındaki farklara baktığımız zaman en temel farkın eğitim olduğu görülmektedir. Psikiyatristler tıp fakültelerinden mezun olduktan sonra Tıpta Uzmanlık Sınavı adı verilen TUS’a girip kazandıktan sonra Üniversite hastaneleri ya da Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra psikiyatri uzmanı bir diğer adıyla psikiyatrist unvanına sahip olmaktadırlar.

Psikologlar ise üniversitelerin fen-edebiyat ya da sosyal bilimler fakültelerine bağlı psikoloji lisans bölümünden mezun olarak psikolog unvanına sahip olmaktadırlar. Psikologlar da psikiyatristler gibi hastanelerde çalışabilmektedirler. Bu iki bölüm arasında eğitim şekli farklıdır.

  • Psikiyatristler doktor unvanına sahip oldukları için ilaç verebilir, reçete yazabilirken psikologlar ise bu haklara sahip değildir. Psikiyatristler tarafından düzenlenen ilaçlara müdahale edemezler. Psikologlar danışanlarını psikoterapi yöntemi ve davranışsal yöntemler ile tedavi etmektedir.

Uygulamada Psikoloji ve Psikiyatri

Temelde belirgin farklara sahip iki bilim dalı olan psikoloji ve psikiyatri uygulamada da bazı farklar ile ayrılmaktadır. Başvuru amaçlı doktora göründükten sonra bir hasta davranışsal problemlerine çözüm bulmak amacıyla psikolog ile düzenli görüşmelere başlayabilmektedir. Psikologlar ise ihtiyaç duymaları halinde hastayı ilaç yazıp bu süreçte izleyecek psikiyatriste yönlendirebilmektedir. Psikolog ve psikiyatristler hastalarda görülen semptomlar üzerine birlikte çalışmaktadır. Tedavi seçeneklerini birlikte belirlemektedir. Psikolog ve psikiyatrist arasındaki fark böyle açıklanabilir.

Ankara’da En iyi Psikologlar İle Tedavi Olun

Genel olarak insanlar çözemedikleri bir sorunları olduklarında profesyonel bir yardım alabilmek amacı psikolog servislerine gitmektedirler. Başta İzmir, İstanbul, Ankara olmak üzere ülkenin dört bir yanında çok iyi psikologlar bulunmaktadır.

Ankara Çankaya Psikolog konusunda gayet başarılı kişilerin yer aldığı bir bölgedir. Devlet hastanelerinde, özel hastanelerde ve kendi psikoloji danışma merkezleri olan psikologları araştırarak size uygun olan kişiye gidebilirsiniz. Devlet hastanelerinde bulunan psikologların seans ücretleri diğerlerine göre daha düşüktür. Bu sebeple de talebin fazla olmasından dolayı randevu ayarlamanız biraz zor olabilir.

Çankaya bölgesinde 24 saat hizmet veren bir psikolog bulmanız mümkündür ancak genellikle ortalama olarak saat 20.00 civarı birçok yer seans alımını durdurmaktadır. Ankara Çankaya psikolog sizlerle ihtiyacınız olduğu her anda yardımcı olmaktadır. Uzman psikologları kaliteli tedavi yöntemleri ile sizlere destek olmaktır.

Genel olarak en iyi psikolog şu kişidir diye bir yargıda bulunmak oldukça zordur. Çünkü her psikolog kendi şeklinde bir tedavi uygulayarak hastalarına en iyi geleni yapmaya çalışır. Herkesin kendi tarzı olduğu gibi her psikolog size iyi gelmeyebilir. Daha önce gitmiş hastaların yaptıkları Psikolog yorumları nasıl bir tedavi, terapi süreci izliyorlar onlara bakarak size uygun birisini bulmanıza yardımcı olur.

Psikolog Nasıl Seçilir?

Psikolog seçerken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta psikoloğun hastalarının kim olduğudur. Örnek vermek gerekirse genellikle çift terapisi yapan bir psikoloğa genel yaşantısıyla sorunları olan bir kişinin gitmesi sonucu istediği kadar yeterli bir verim alamamasına neden olabilmektedir. Psikoloğun genel olarak ne konuda terapi sağladığını bilerek gidin. Kulaktan dolma bilgilerle herkesin iyi dediği psikolog sizin sorunlarınıza iyi gelmeyebilir.

Psikolog nasıl seçilir sorusunun bir diğer cevabı ise en pahalı veya en ucuzu araştırmadan, size en yakın yeri ayarlamaya çalışmadan, işinde iyi diploma sahibi kişileri araştırmanız gerekmektedir. Her psikolog herkese iyi gelmeyebilir. Bu sebeple de tek bir yere odaklanmadan aklınızda farklı seçenekler de bulundurarak birkaç yere deneme olarak seansa gidebilirsiniz.

İyi bir psikolog hastanın sorununu anlamaya çalışarak ilk başta seansların nasıl ilerleyeceğine dair bir plan kurar. Eğer ki gittiğiniz kişi böyle bir plan kurmuyor ise o kişi ile devam etmek zorunda değilsiniz. Ankara Çankaya psikolog sizlerin sorununa en iyi şekilde çözüm arayarak gereken tedaviyi uygulayarak ruhsal olarak rahat hissetmenizi sağlayacaktır. Bunun için tek yapmanız gereken kaliteli uzmanlar ile iletişime geçmek.

Erkeklerde İdrar Kaçırma

Erkeklerde idrar kaçırma toplum baskısı yüzünden erkeklerde baskılanmış bir hastalık olduğu için üroloji doktorlarına yani ürologlara erkekler başvurmakta çekinmektedir. Günümüzde erkeklerde idrar kaçıma rahatsızlığı her yaşta görülebilen tedavisi mümkün hastalıklardandır.

İdrar kaçıran erkek öncelikli olarak bir üroloğa başvurmalıdır. Günümüzde özel ürolog muayenelerinde psikolog eşliğinde tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bunun nedeni hastalığın sebebi psikolojik olabilir. Bu yüzdendir ki ürologlar ve psikologlar bu idrar kaçırma vb rahatsızlıklarda beraber çalışmaktadır.

Erkeklerde İdrar Kaçırmanın Nedenleri?

  • Kas zayıflığı
  • İdrar yolu enfeksiyonları
  • Prostatlarda büyüme
  • Hormon bozuklukları
  • Nörolojik Rahatsızlıklar
  • Psikolojik Rahatsızlıklar
  • Şeker Hastalığı

Erkeklerde idrar kaçırma rahatsızlığı çocuklarda ve 60 üzeri yaşlarda daha sık görülmektedir.

İdrar Kaçırmanın Belirtileri


Erkeklerde İdrar Kaçırmanın Tedavi Yönetmeleri

Erkeklerde idrar kaçırma ürologlar tarafından tedavi edilebilen bir hastalıktır. Psikolog ve ürologlar eşliğinde yapılan test ve fiziki muayene sonucu alınan karar sonucu tedaviye karar verilmektedir.

– Kas gelişimi için spor tedavisi
– Psikolojik tedavi
-İlaç Tedavisi

-Cerrahi müdahale

Erkeklerde idrar kaçırma tedavisi için sizde doktorbilgini.com internet sitesini ziyaret edin,
İstanbul Ürolog, Ankara Ürolog , İzmir Ürolog, Bursa Ürolog ya da tüm Türkiye’de bulunan tüm doktorların profillerini inceleyip hemen randevu alın.

Hastalığınızın psikolojik olduğunu düşünüyorsanız. Doktorbilgini.com internet sitesinden İstanbul Psikolog, Ankara Psikolog, İzmir Psikolog, Bursa Psikolog ya da Türkiye’de bulunan tüm psikologlardan anında randevu alabilirsiniz.

İdrar Kaçırma Başka Hastalıkların Belirtisi Olabilir

İdrar kaçırma hastalığı sizler başka hastalığın habercisi olabilir. Bu yüzden ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. İdrar kaçırma toplum tarafından utanılan bir hastalık olduğundan dolayı ihmal edilebilir. Günümüzde şeker hastaları sık tuvalette çıktığından dolayı idrar kaçırma hastalığı yaşamaları yüksek olasılıktır. İdrar kaçıran erkeklerde diyabet kontrol altına alınmazsa sinir hücreleri kötü etkilenir ve görevini yapamaz duruma gelebilir.

Şeker Hastalığına Hangi Bölüm Bakmaktadır?

Şeker hastalığı tedavisi için İç hastalıklar Uzmanı (Dahiye ) yada İç hastalıkların alt bölümü Endokrinoloji Doktoruna başvurmanız gerekmektedir.

Sizde İç Hastalıklar Uzmanı ya da Endokrinoloji doktor randevu almak için doktorbilgini.com u ziyaret edin. İstanbul İç Hastalıklar Uzmanı, Ankara İç hastalıklar Uzmanı, İzmir İç Hastalıklar Uzmanı, Antalya İç hastalıklar Uzmanı ya da Tüm Türkiye en iyi iç hastalıklar uzmanından ücretsiz randevu alın.

Şeker hastalığından kurtulmak için Endokrinoloji doktorundan randevu almak için web sitemizden İstanbul Endokrinoloji doktoru, Ankara Endokrinoloji doktoru , İzmir Endokrinoloji Doktoru, Bursa Endokrinoloji Doktoru , Antalya Endokrinoloji Doktoru ya da şehrinizin adını yazarak Endokrinoloji doktoru randevusu alabilirsiniz.

Diyet Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Diyet, bilinçsizce yapılmaması gereken bir konudur. Bilinçsizce ve diyetisyen kontrolünde yapılmayan diyet, ölümle bile sonuçlanabilir. Diyet yapmak bu kadar ciddi olduğu için uzman diyetisyenlere sizin için, diyet yaparken dikkat edilmesi gerekenleri sorduk.

Diyetisyenlerden Diyet Yaparken Dikkat Edilmesi Gereken Uyarılar

Diyet yapmak fazlasıyla sabır ve özveri istediğini hepimiz her pazartesi diyete başladığımızdan biliyoruz. Diyetisyenlere göre kulaktan duyma bilgiler ile yanlış diyet yapmak hem motivasyonumuzu azaltıyor hem de diyeti etkisiz yapıyor. Daha etkili ve devamlılığı olan diyet için bu kurallara dikkat etmenizi uzman diyetisyenlerimiz öneriyor.

Düzenli Diyetisyen Kontrolü
Diyetisyen kontrolünde yapılmayan diyetlerden uzak durmalısınız. Düzenli diyetisyen kontrolünde diyet yaparsanız vücudunuzu yormaz ve çok daha sağlıklı kilo verirsiniz.

Vücudunuzu hızlı reaksiyona sokacak diyet programlarına DİKKAT

3 günde 5 kilo vermek gibi mantığa sığmayan, bünyenize zararlı diyetlerden uzak durun.

Diyet yaparken kendinize sınırlar koymayın.

Diyet menüsünde zor gelen bir öğün varsa, diyetisyen kontrolünde öğünün değiştirilebilir. Kendinizi yormayın ve sınırlamayın.

Diyet yaparken su içmeyi ihmal etmeyin
Diyet yaparken vücudunuzda bulunan toksinlerden arınmak çok önemli. Toksinleri atmak için su tüketimi çok önemlidir. Diyet yaparken bol su tüketmek sindirim sisteminizin çalışmasını daha düzenli hale getirir. Diyet yaparken tüketilmesi gereken su miktarı uzman diyetisyen tarafından vücut-kitle endeksinize göre hesaplanır.

Yemek yerken keyif almaya bakın

Diyet yaparken, diyetisyenlerin en önem verdiği konulardan başında gelen ise, yemek yemekten keyif almak. Uzun uzun, acele etmeden keyifle yemek yerseniz beyninize doyduğunuzun sinyalleri gidecektir. Tokluk hissinin verdiği rahatlık sizleri kaçamak öğünlerden uzak tutacaktır.

Lokmalarınızı bol bol çiğneyin

Besinlerinizi daha kolay sindirilebilmesi için lokmalarınızı acele etmeden bol bol çiğneyin.

Karbonhidrat ve yağlı gıdaları karıştırmayın

Öğünlerde tüketilen karbonhidratlar vücudumuz için günlük enerji kaynağıdır. Yağlı gıdaları ise vücut daha sonra enerji ihtiyacı için depolar.

Aç kalmamak için doğru diyet yaptığınızdan emin olun
Aç kalmamak için uzman diyetisyeniniz sizi doğru diyete yönlendirecektir. Doğru diyette öğün atlanmaz ve diyetisyenler vücudunuz için en uygun kaloriyi hesaplayacaktır.

Kahvaltınızı ihmal etmeyin

Kahvaltı günün en önemli öğündür. Sabahları yapılan düzgün bir kahvaltı,  gün içinde fazla alınan kalorileri engelleyecektir.

18:00 ‘den sonra yemeyin

Akşamları hareketsiz kaldığımız için, diyet yaparken akşam 18:00’ den sonra yenen yemekler sindirilmesi zordur. Artık 18:00’den sonra yemek yememelisin.

Taze meyve ve sebze tüketimi
Taze ve meyve sebze tüketime dikkat ettiğimiz zaman, hem daha sağlıklı besin tüketimi yaparsınız, hem de bu sağlıklı beslenme düşüncesi ile motivasyonunuz artar. Diyet yaparken meyve sebzelerinin kabuklarını soymamalısınız.

Spor Psikolojisi Nedir?

Spor, etkileşimi arttıran ve insanlarla iletişimi hızlı biçimde gelişmesini sağlayan bir araç olarak göze çarpıyor. Bunun yanında spor yapmak psikolojiyi ve zihinsel faaliyetleri geliştiren ve dengeleyen bir unsur olmaya devam ediyor. Profesyonel sporcuların girdikleri müsabakalarda her şeyin milimetrik hesaplamaların yapıldığı ve her şeyin milisaniyelik sürelerle ölçüldüğü düşünüldüğünde fiziksel gücün ve performansın yanında psikoloji önemli bir faktördür.

Spor psikolojisi, psikolojik durumun fiziksel aktiviteyi, performansı ve egzersizi nasıl etkilediğin inceleyen psikolojinin bir dalıdır. Spor psikolojisi psikologların konusuna girmektedir. Psikiyatri spor psikolojisi ile ilgilenmez. Psikologlar sporcuların hedef koymalarına ve sporcuların koydukları hedefe zihinsel olarak hazırlanıp odaklanmalarıyla ilgilenirler. Bu yüzden spor için kaliteli bir psikoloji çok önemlidir. Spora başlamadan önce psikolojinizi olumlu yönde etkileyecek etkinlikler yapmalısınız.

Spor Psikologları Kimlerle Çalışır?

Spor Psikologları düşünüldüğünün aksine sadece elit ve profesyonel sporcularla ilgilenmez. Aynı zamanda sporu ve egzersizi günlük hayatına almış ve bunu yaşamlarının bir parçası haline gelmiş insanlara da bu motivasyonlarını kaybetmemeleri ve yaptıkları egzersizden keyif almalarını sağlamak üzerine de çalışma yürütürler. Elit ve profesyonel sporcularla ilgilenen spor psikologları genel olarak sporcuların rekabetle nasıl başa çıkabilecekleri konusunda yardımcı olurken, buna ek olarak sporcuların motivasyon ve odaklanma süreçleri aşamasında yaşadıkları sorunları çözmelerinde destek ve yardımcı olmaktadırlar. Spor psikologları ülkemizde daha yeni yeni gelişen bir sektördür.  Spor psikologları Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde istihdam edildiği gibi özel olarak spor psikologları ile çalışma fırsatı bulabilirsiniz.

Kimler Spor Psikoloğu Olabilir?

Spor psikolojisi ve spor psikoloğu kavramı ülkemiz için henüz çok yeni bir kavramdır. Bu nedenle alınan eğitim çok önemlidir. Psikoloji eğitimi ya da psikolojik danışmanlık ve rehberlik konusunda eğitim alan kişilerin spor psikolojisi dalını seçerek uzmanlaşmış olmaları gerekir. Bunun yanında yeni karşılaşılan bir kavram olduğundan Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesi haricinde hizmet veren psikologları Ankara, İstanbul, İzmir gibi şehirlerde bulabilme şansınız yüksektir. Ankara’da yaşıyorsanız spor psikoloğu konusunda Ankara psikolog hizmetleri konusunda araştırma yaparak güvenilir bir spor psikoloğu ile çalışma fırsatı yakalayabilirsiniz. Spor psikoloğu hizmetleri Ankara klinik psikolog hizmetleri veren kliniklerde spor psikolojisi ile ilgili yardımcı olabilmektedirler. Ege bölgesinde yaşıyor ve spor psikolojisi ile ilgili size destek verecek bir yer arıyorsanız İzmir psikolog hizmetleri veren kliniklerde spor psikoloğu ile çalışma şansı elde edebilirsiniz. İstanbul psikolog hizmeti veren ve spor psikolojisi konusunda uzmanlaşmış klinik sayısı daha fazla olabilir.

Cinsiyet Disforisi?

   Cinsiyet disforisi, kişilerde oluşan uyumsuzluk olarak da tanımlanabilir. Bu uyumsuzluk kişilerin doğdu cinsiyetle hissettiği cinsel kimlik arasındaki uyumsuzluk ve sıkıntı hissi veren bir durum olarak açıklanabilir. Diğer bir ifade ile cinsel kimliğinden yakınma olarak da adlandırılabilir. Cinsiyet disforisi hem psikoloji hem de psikiyatri ana bilim dallarının konusudur. İnsanlar erkek ya da kadın cinsel organlarına sahip olarak doğarlar. Bu biyolojik cinsiyettir.  Cinsiyet kimliği ise insanların kendi içinde erkek ya da kadın olarak hissettikleri duygu olarak tanımlanabilir. Cinsiyet disforisi konusunda hizmet veren birçok psikiyatri ve psikolog hizmetleri veren kliniklerde bulunmaktadır. Bu kliniklerde gerekli işlemleri kolay bir şekilde yapabilirsiniz. 

Cinsiyet Disforisine Etki Eden Faktörler?

   Cinsiyet disforisine çevresel, biyolojik ve psikososyal faktörlerin etkili olduğunu ortaya koyan araştırmalar aynı zamanda çocuğunun yetiştirilme tarzının da cinsiyet disforisinde etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Yapılan araştırmaları çocuğun ilk 3-4 yaşları sırasında aile dinamiklerinin ve aile –çocuk ilişkisinin önemli bir rol oynadığını ortaya çıkarırken özellikle annenin çocuğa davranışlarının da önemini ortaya koymuştur. Bunun yanında uzmanlar cinsiyet disforisini anlamak çocuğun yetiştirilme tarzına ve çocukların cinsiyete göre farklılaşmış sosyalleşme tarzlarına bakılması gerektiğini savunuyorlar. İki erkek çocuğu olan ve üçüncü çocuğunu kız olmasını isteyen bir anne, üçüncü çocuk erkek olunca, bu çocuğu cinsiyetine ters şekilde yetiştirmeye çalışmalarının cinsiyet disforisine neden olabileceğini belirtiyorlar. Buna örnek olarak kız çocuğu gibi giydirme saç uzatma ve saç örme gibi aktiviteler sayılabilir. Genel olarak baktığımızda cinsiyet disforisi bireyin gelişimi için çok önemlidir. 

Cinsiyet Disforisi İle İlgili Çalışan Klinikler?

  Cinsiyet disforisi konusu hala ülkemizde bir tabu niteliğini korumaktadır. Bunun yanında bundan bahsetmek bile zaman zaman sorun olabiliyor. Bu nedenle tüm psikiyatri ve psikoloji klinikleri hizmet vermelerine rağmen cinsiyet disforisi konusunda uzmanlaşmış bir klinik seçmek daha yararlı olacaktır.  Ankara ve civar illerde yaşayanlar için Ankara klinik psikolog hizmeti veren klinikler arasından seçim yapabileceği gibi, Ankara psikolog hizmet veren psikologlar içinden seçim yapabilir. Seçim yaparken psikologların cinsiyet disforisi alanında uzmanlaşmış olmasında dikkat edilmelidir. Yaşadığı yerde bu hizmeti almak istemeyenler için İstanbul psikolog hizmeti veren klinikleri ya da İzmir psikolog hizmeti veren klinikleri tercih edebilirsiniz. Ancak yine cinsel disforisi konusunda uzmanlaşmış klinikleri seçmenizde yarar olacaktır. Bu konuda size destek olacak psikoğu seçerken dikkatli olmalısınız. Aksi takdirde hem zamanız hem de paranızı boşa gider.

 Hayır Diyememek

İnsanlar hayır diyemedikleri için hiç yapmak istemedikleri şeyleri yaparlar ve sonucunda çok mutsuz oldukları durumlar yaşayabilirler. Hayır diyemediği için insanlar, başkalarının isteklerini yerine getirirken çok zorlanmış hissi yaşarlar. Hayır diyememek tedavi edilmediği durumlarda kişiyi çok zor durumlar ile karşı kaşıya bırakabilir.

Hayır diyemeyen kişiler zamanla çevreleri tarafından kullanılmaya başlar. Hayır sözcüğü insanlar karşı tarafı kırabileceğini düşünüyorsunuz ama sonucunda kendinizin kırıldığının farkına varmıyorsunuz. Sürekli insanlar tarafından kullanılan kişi kendisini mutsuz ve öfkeli hissetmeye başlar.

Sınırlarınız İçin Hayır Demek

Hayır demek sizi mutsuz, olumsuz, ya da muhalefet bir kişi yapmaz. Sınırlarınızı korumak için hayır demek sizi aksine karşı taraf ile olan ilişkinizi daha da güçlü yapar.

 Hayır diyebilmek için…

Hayır Demek için hayatınızdaki önceliklerinizi kontrol etmelisiniz. Kendi hayatınız için verdiğiniz öncelikler sizi bencil bir kişilik yapmaz. Kendi öncelikleriniz kendinize duyduğunuz saygı ve önemi gösterir.

Hayır diyebilmek için, Bir konuda karar vermeden önce kendinize zaman verin. İstediğiniz zamanı karşı tarafa özgürce söyleyebilirsiniz.

Hayır diyebilmek için, düşüncelerinize olduğu gibi ifade etmeniz yeterli. Kendisi ifade ettiğinizde karşıda ki insanı kırmış olmuyorsunuz. Bu düşünceler size ait.Hayır diyebilmek biraz antreman ile alışkanlık edinerek öğrenilebilir bir davranıştır.

Hayır dediğiniz zaman insanlar sizi emin olun yargılamayacaktır. Çünkü siz karşı tarafın her düşüncesini kabul etmek zorunda değilsiniz. Kendi düşüncelerinize verdiğiniz önemi gördükçe daha mutlu bir insan olmak kaçınılmazdır.

 Hayır Diyemeyen İnsanların Yaşadığı Sonuçlar

  • Hayır diyemeyen insanlar sürekli mutsuz ve yetersizlik duygusu yaşarlar
  • Hayır diyemeyen insanlar hep kendilerini ile çelişir ve sürekli olarak kendilerini yargılarlar.
  • Hayır diyemeyen insanlar kendilerini yüklü miktarda borç içinde bulabilirler.
  • Hayır diyemeyen insanlar suç işleyebilirler.
  • Hayır diyemeyen insanlar sürekli pişmanlık yaşayabilir

Hayır demek için psikologlardan psikolojik yardım alabilirsiniz. Hayır diyememenizin birçok nedeni olabilir. Geçmişte yaşanan duyguları ortaya çıkararak psikologlar hayır demeyi kolaylaştırabilir. Psikolojik destek için bir psikologdan yardım alabilirisniz.