fbpx
  1. Ana Sayfa
  2. Panik Atak Nedir? Ne Yapılmalıdır?
Panik Atak Nedir? Ne Yapılmalıdır?

Panik Atak Nedir? Ne Yapılmalıdır?

Panik atak aniden gelen ve korku ya da kaygıya neden olan bir uyarana karşı beynimizin verdiği doğal bir tepkidir. Günlük yaşamımızda korku ya da kaygıya sebep olan birçok uyarana maruz kalmaktayız. Ancak bu uyananlar genellikle daha önce deneyimlediğimiz ve nasıl baş edeceğimizi bildiğimiz uyaranlardır. Atak derecesinde bir tepkiye neden olmaz. Eğer kişi bu uyaranları geçmiş yaşantısında travmatik bir şekilde deneyimlemişse bu uyaranlarla karşılaştığında atak geçirme riski artmaktadır. Bununla beraber kişinin daha önce deneyimlemediği halde birdenbire maruz kaldığı olaylar ya da durumlar da panik atağa sebep olabilmektedir. Bunlar, bir yakınının ani ölüm haberi ya da sevdiği birinden ayrılmak olabilir. Sonuç olarak hemen herkesin hayatı boyunca en az bir kere başından geçmiştir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu normal ve sağlıklıdır. Ancak kişinin atak sırasında ve sonrasında yaşadıkları bu normal süreci bir hastalığa dönüştürebilmektedir.

Panik Atak Nedenleri Nelerdir?

Panik atak da diğer tüm ruhsal hastalıklar gibi tek bir nedene bağlı değildir. Günlük yaşantımızda bizi dehşete düşüren, yoğun sıkıntı ve korku nöbetleri geçirmemizi sağlayan birçok tetikleyici bulunur. Bu tetikleyiciler birçok ruhsal hastalıkta önemli rol oynar. Bunlardan en yaygın olanlar;
  • Yoğun stres
  • Trafik
  • Sosyal statü
  • Agarafobi (kalabalık ve açık alan korkusu), klostrofobi (kapalı ve dar alan korkusu), akrofobi (örümcek korkusu) gibi fobiler,
  • Travmatik anıların yeniden hatırlanması
  • Kronik hastalıklar; kalp hastalıkları, astım, diabet vb.
  • Kronik ağrılar
  • Yoğun çay kahve tüketimi, sağlıksız beslenme
  • İlaç kullanımına bağlı yan etkiler
  • Tiroid problemleri
Panik atağa neden olan bir takım risk faktörlerinden de bahsetmek gerekirse bunlar;
  • Çocuklukta ya da yetişkinlikte yaşanmış travmatik deneyimler ya da travmatik olaylara tanık olma (deprem, kaza, soygun vb.)
  • Yoğun üzüntü ya da endişe uyandıran olayların yaşanması (boşanma, ölüm, taşınma, ayrılık vb.)
  • İş/meslek hayatında stres (yoğun çalışma temposu, ağır sorumluluklar, gelir düzensizliği, mobbing, iflas vb.)
  • Ölümcül hastalıklar (aids, kanser vb.)
  • Kişilik yapısı (özgüven eksikliği, utangaçlık, çekingenlik, içe dönüklük vb.)
  • Başka ruhsal hastalık ya da bozukluklar (depresyon, kişilik bozukluğu vb.)
  • Aile bireylerinde ya da yakın akrabalarda panik bozukluğun olması
  • Madde alkol bağımlılığı

Panik Atak Belirtileri

Panik atak başlangıcında ani ve şiddetli uyaran sonucu sempatik sinir sistemi tetiklenir. Sempatik sinir sistemi bedeni dışsal tehlikelere karşı koruyan bir savunma sistemidir. Bu sistem savaş ya da kaç mantığıyla çalışır. Ani gelen ölümcül bir tehlikeye karşı canlının hayatta kalmasını sağlamak amacıyla kullanılır. Dehşete düşme, korkuya kapılma hali panik, bu dehşet ve korkuyla savaşmaya çalışmak da atak olarak adlandırılır. Yani panik atak başlangıcında aslında reel bir tehlike söz konusu olmayabilir. Zihinsel veya duygusal tetikleyiciler de sempatik sinir sistemini uyararak savaş/kaç tepkisinin oluşmasına sebep olur. Savaş/kaç tepkisi bedensel birtakım semptomların oluşmasını sağlar. Bunlar;
  • Kalp çarpıntısı
  • Göğüs ağrısı
  • Nefes alamama (boğuluyor gibi olma)
  • Hızlı nefes alıp verme
  • Ateş basması
  • Terleme
  • Titreme
  • Bulantı
  • Kusma
  • Mide ağrısı
  • Bayılacak gibi olma
  • Halsizlik
  • Kontrolü kaybediyormuş gibi hissetme
  • Öleceğini düşünme

Panik Bozukluk Nedir?

panik bozukluk Çoğu durumda yukarıdaki belirtiler yaşandıktan sonra kişi ne olup bittiğini anlayamaz ve bunun tekrarlanmasından korkar. Örneğin otobüse bindiğinde yukarıda bahsettiğimiz tetikleyicilerden bir ya da bir kaçına maruz kalmış olabilir. Bu uyaranlar beyin tarafından ölümcül bir korku olarak algılanarak sempatik sinir sistemini harekete geçirir. Sempatik sinir sistemi de savaş/kaç tepkisi gereğince yukarıdaki belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur. Bu da kişinin yaşadığı diğer kaygının yanı sıra yeni bir kaygı durumu oluşturur. “Ya bir daha olursa!”. Artık kişi her otobüse bindiğinde ya bir daha olursa gibi bir kaygı yaşamaya başlayabilmektedir. Bu kaygı, her defasında atak geçirmesine sebep olabilmektedir. Bu atakların tekrarlanması durumu yani tekrarlayan ataklar, panik bozukluk olarak adlandırılmaktadır. Panik atak ile panik bozukluk arasındaki farkı iyice anlamak gerekir. Panik atak herhangi bir nesne olay ya da duruma verilen doğal bir tepkidir. Altında gerçekçi bir korku, kaygı ya da sıkıntı yatmaktadır. Kişi tetikleyicinin ne olduğunu fark edemediğinde yaşadığını kalp krizi zanneder ve bir sağlık kurumuna başvurur. Yaşadığı atağın kalp krizine bağlı değil de psikolojik kökenli olduğunu öğrenir. Sebebini bilmediğimiz, belirsiz olan her şey korkutucu ve kaygı verici olabilmektedir. Ayrıca kişi yaşadığı atak sırasında zor durumda kalmış, utanmış hissedebilir. Hastalar genelde okulda, çarşıda, otobüste veya tv izlerken atak geçirdiğinde çaresiz kalmaktan, kontrolü kaybetmekten yakınırlar. Hayatımızdaki bu sıradan eylemler ya tekrar olursa gibi düşüncelerle kaygı verici olmaya başlar ve tetikleyici rolü üstlenirler. Böylece kişi bu eylemleri her tekrarladığında atak geçirmesi de olasıdır. İste bu atakların tekrarlanmasına ve günlük yaşantıyı büyük ölçüde kısıtlamasına panik bozukluk diyoruz.

Panik Atak Esnasında Ne Yapılmalıdır?

Öncelikle ilk kez atak geçiren kişi mutlaka bir uzmana başvurmalı ve gereken tetkikleri yaptırmalıdır. Yaşadığı nöbetin başka biyolojik bir hastalık mı yoksa panik atak mı olduğu iyice anlaşılmalıdır. Panik bozukluğu olan kişiler yaşadıkları durumun psikolojik bir rahatsızlık olduğunu kabullenmekte zorlanırlar. Her seferinde ‘kalp krizi geçiriyorum bu sefer öleceğim’ hissine kapılarak tekrar tekrar hastaneye başvuru yapmaktadırlar. Bu yüzden tekrar atak geçirmeye başladığınızda önce bunun gelip geçici bir nöbet olduğuna kendinizi ikna etmeye çalışın. Panik atak nöbetleri anlık bir tetikleyici uyaran ile başlar ve birkaç dakika içinde pik yapar. Yaklaşık 10 dakika sürer. Ancak 30 dakikaya kadar uzayabilir. Sonuç olarak en kötüsü yarım saat içinde kendiliğinden geçecektir. Panik atak esnasında kişiye kontrolün kendinde olduğunu, isterse atağı durdurabileceğini öğretmeye çalışırız. Bunun için bir takım nefes egzersizleri ve düşünce kalıplarını yeniden oluşturmak gibi çalışmalar yapılmaktadır. Ancak ataklar günlük yaşamı büyük ölçüde olumsuz etkileyeceğinden uzman hekim gözetiminde medikal tedavi de uygulanabilir.

Dünya’da Panik Atak İstatistikleri

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre,  yaklaşık olarak toplumun yüzde 3’ü bu hastalığı yaşıyor. Kadınlarda bu oran yüzde 3,8 iken erkeklerde yüzde 1,6’dır. Yani kadınların atak yaşama olasılığı erkeklerin iki katıdır. Kadınlarda panik atak görülme sıklığının erkeklerden daha fazla olmasının sebepleri ise;
  • Hormonal faktörler,
  • Hamilelik,
  • Menopoz
  • Kendi ihtiyaçlarından önce başkalarının ihtiyaçlarına önem vermesi gibi kültürel baskılar,
  • Sorunlarını doktor ya da terapistlerle paylaşmaya açık olmaları şeklinde açıklanabilir.
Sıkça bahsettiğimiz gibi panik atak bir kaygı bozukluğudur. Dolayısıyla hassas bir hamilelik ya da menopoz döneminden geçen kadınlarda da endişe ve kaygı yüksek olduğundan atak geçirme riski de fazladır. Yine bu araştırmaya göre panik bozukluğu olan kişilerin %29,5’i atağı hafif geçirirken %44,8’i şiddetli geçirmektedir. Küçük yaştaki çocuklarda çok sık rastlanmasa da görülme olasılığı vardır. Ancak ergenlerde 11-13 yaşından itibaren panik atak görülme olasılığı yüksektir. Zira ergenlik artık kişinin özerk bir birey olma yolundaki ilk adımlarıdır. Bununla beraber;
  • Aile sorunları
  • Akran sorunları
  • Romantik ilişkiler
  • Kimlik ve kişilik karmaşası
  • Okul sorunları
  • Sınav kaygısı
Gelecek kaygısı gibi sebeplerle kaygı ve endişe düzeyi yüksek olan ergenler panik atak yaşamaktadırlar.

Panik Atak Nerede ve Ne Sıklıkta Olur?

Panik atağın ne zaman ve nerede olacağı tamamen sizin öznel yaşantınıza bağlıdır. Çünkü duygusal tetikleyiciler sizin anılarınız, deneyimlerinizdir ve bilgilerinizdir. Sizin olaylara yüklediğiniz anlamdır. Mesela otobüste atak geçiren kişi, bir ses, bir koku, bir görüntü ile bir anda geçmişindeki travmatik bir deneyimi hatırlayabilmektedir. Bu hatırlatıcıların nerede, ne zaman, nasıl karşımıza çıkacağını bilemeyiz. Bu yüzden panik atağın nerede, nasıl başlayacağını kestirmek oldukça zordur. Gece yatakta uzanırken ya da uyurken panik atak geçirme şikâyetleri de oldukça fazladır. Bunun sebebi de gece sıkıntı, bunaltı veren düşüncelere dalmak olabilmektedir. Kendi kendimize kaldığımızda ve herhangi bir işle uğraşmadığımızda beynimizde dönmeye başlayan düşünceler çağrışımlarla birlikte bunaltıcı olmaya başlayabilmektedir. Düşüncelerden kaçmaya çalışsa da başaramaz ve gitgide yoğunlaşan düşünceler panik atak geçirmesine sebep olabilmektedir. Diğer taraftan görülen rüyalarda anılar, duygular ve düşüncelerle bağlantılı olacağından içimizde sıkıntı, bunaltı oluşturabilirler. Bunlar da yine panik atağı tetiklemektedir. Yazar: Psikolog Esra Yılmaz Şehirlere göre psikolog listesi ∇ İstanbul psikolog listesini incele. Yorumları okuyup hemen randevu al. Ankara psikolog listesini incele. Yorumları okuyup hemen randevu al. İzmir psikolog listesini incele. Yorumları okuyup hemen randevu al. Bursa psikolog listesini incele. Yorumları okuyup, hemen randevu al. Antalya psikolog listesini incele. Yorumları okuyup, hemen randevu al. Şehirlere göre psikiyatrist listesi ∇ İstanbul psikiyatrist listesi İstanbul psikiyatri Ankara Psikiyatrist listesi Ankara psikiyatri İzmir Psikiyatrist listesi İzmir psikiyatri Bursa Psikiyatri listesi Bursa psikiyatri Antalya Psikiyatri listesi Antalya psikiyatri Diğer tüm iller için DoktorBilgini sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

”Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için doktorunuza başvurunuz.”

  • Paylaş:

Yorum Yapın

ap servers