Öfke Kontrolü Nedir ve Nasıl Sağlanır?

Öfke de diğerleri gibi doğal ve içten gelen bir duygudur. Bir şeylere kızmak, bir şeylere öfkelenmek oldukça doğaldır. Her duyguda olduğu gibi öfkeyi de dozunda ayarlamak ve yeri gelince kesmek gerekir. Ancak çoğu kişi öfke kontrolü yapamadığı için ciddi sorunlar yaratabilmektedir. Bazı durumlarda öfke sorunu yüzünden dışlanan insanlarda vardır. Öfke kontrolü eğitilmiş uzmanlardan destek alarak ortadan kaldırılabilir. Bunun için uzmanın tesviye ettiği yöntemleri uygulayabilmeniz gerekir.

Öfkenin her yaşta yaşanması normaldir ancak öfkelenen kişinin duygusu uzun süreli ve şiddetli oluyor ise bu durum normal dışıdır. Öfke kontrolü psikolojik olabileceği gibi genellikle ergenlik çağındaki her gençte görülmesi olasıdır. Aşırı öfke sadece karşıdaki kişiye veya çevreye değil, kişinin kendi bedenine de oldukça zararlıdır. Kişi öfke kontrolünü sağlayamıyor ise bu durum zamanla birçok hastalığa sebep olabilmektedir. Bunun için öfke kontrolü için tedavi olmanız gerekir.

Öfke Kontrol Bozukluğu Belirtileri

Gün içerisinde birçok şeye kızıp öfkelenebiliriz. Bu durum gayet normaldir ancak kontrol altında tutabiliyorsanız. Eğer ki öfkeniz dinmiyor ve hemen her şeye sinirlenebiliyorsanız öfkenizi kontrol altında tutamıyorsunuz demektedir. Bunu günlük yaşantınızda yapmış olduğunuz hareketler ile anlayabilirsiniz. Öfke kontrol bozukluğu belirtileri şunlardır.

  • Sürekli insanlarla tartışmak
  • Genel olarak gergin olmak
  • Bir şeylerden keyif almamak
  • Her şeye çabuk sinirlenmek
  • Sürekli yalnız kalmak insan içerisinde bulunmak istememek
  • Olayı tam anlamadan ses yükseltmek
  • Sizin istediğiniz şey dışında bir şey yapılmasını istememek
  • Fiziksel şiddet uygulamak istemek ve uygulamak
  • Sinirlenince bir şeyleri kırmak, dökmek, parçalamak

Öfke kontrol bozukluğunuz olduğunu göstermektedir. En kısa sürede bunun için bir çözüm bulmalısınız.

Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır?

Öfke kontrolü nasıl sağlanır diyorsanız klasik olarak bilinen derin nefes almak öfkenizi kontrol altında tutmanıza yardım sağlayabilir. Aynı zamanda içinizden kendinize telkin edici sözler söyleyebilirsiniz. Çok sinirlendiğinizi hissettiğiniz anda öfkenizi farklı bir duyguya çekecek bir şeyler düşünün veya hayal edip canlandırın. Sizi güldürecek, mutlu edecek veya üzecek herhangi bir şey olabilir. Yeter ki sinirinizi başka bir yöne çekin.

Bulunduğunuz ortamı terk edin. Sizi sinirlendiren herhangi bir şeyden uzaklaşıp neden sinirlendiğinizi düşünün ve sakinleşince o kişiyle bu durumu paylaşın ya da bir kâğıda dökün. Genel olarak paylaşamadığınız herhangi bir düşüncenizi kâğıda yazın ve o durumlarda neler yaptığınızı ve yaptığınız şeylerin sonuçlarını da düşünerek yazın. Öfke kontrolü böylelikle düşünerek azaltılabilir. Bunun dışında uzmanlardan tedavi almasınız.

Psikolog ve Psikiyatri Arasındaki Farklar Nelerdir?

Ülkemizde sağlık sektöründe ruh sağlığı diğer alanlara karşın oldukça geri kalmış bulunmaktadır. Birçok insan için psikolog ya da psikiyatriste gitmek ihtiyaç olmasına karşın bazıları maddi koşulları öne sürerek ertelemekte, bazıları ise psikolog ve psikiyatristlerin sadece delilere hizmet verdiğini düşünmekte ”ben deli değilim” diyerek karşı çıkmaktadır.  Bu noktada bilinmesi gereken en önemli noktalardan biri ise devlet hastaneleri de bu hizmet vermektedir. Psikolog ile psikiyatri arasındaki farklar çok fazla olmasa da bir kaç tane vardır.

Devlet hastanelerinde psikolog hizmeti alabilmek için öncelikli olarak psikiyatriste randevu alınması gerekmektedir. Daha sonra isteğiniz ya da psikiyatristin gerekli görmesi durumunda psikoloğa yönlendirme sağlanmaktadır. İkisi birbiri ile bağlantılı olan bir bölümdür. Hastanın tedavi sürecinde iki bölümde etkili olabilir. Ancak iki bölüm birbiri ile aynı değildir. Birbirlerinden ayrılan özellikleri bulunmaktadır.

Halk arasında en çok karıştırılan konuların başında gelmektedir psikolog ve psikiyatrist. İkisi de genel anlamda insanların ruh dünyası ile ilgilenirken temelde farklılıklar bulunmaktadır. Birbirinden çok farklı olmayan bu iki bilim dalı genelde birbiri ile yardımlaşarak çalışmakta, birbirlerine ihtiyaç duymaktadırlar. Birbirlerine tedavi sürecinde yardım etmekte, tedaviyi birlikte tamamlanmaktadır. Ancak iki bölüm arasında farklarda vardır. Psikolog ile psikiyatri arasındaki farklar çok fazla olmayıp birbiri ile alakalı bölümlerdir.

Psikolog ve psikiyatri arasındaki farklar:

  • Psikolog ve psikiyatrist arasındaki farklara baktığımız zaman en temel farkın eğitim olduğu görülmektedir. Psikiyatristler tıp fakültelerinden mezun olduktan sonra Tıpta Uzmanlık Sınavı adı verilen TUS’a girip kazandıktan sonra Üniversite hastaneleri ya da Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra psikiyatri uzmanı bir diğer adıyla psikiyatrist unvanına sahip olmaktadırlar.

Psikologlar ise üniversitelerin fen-edebiyat ya da sosyal bilimler fakültelerine bağlı psikoloji lisans bölümünden mezun olarak psikolog unvanına sahip olmaktadırlar. Psikologlar da psikiyatristler gibi hastanelerde çalışabilmektedirler. Bu iki bölüm arasında eğitim şekli farklıdır.

  • Psikiyatristler doktor unvanına sahip oldukları için ilaç verebilir, reçete yazabilirken psikologlar ise bu haklara sahip değildir. Psikiyatristler tarafından düzenlenen ilaçlara müdahale edemezler. Psikologlar danışanlarını psikoterapi yöntemi ve davranışsal yöntemler ile tedavi etmektedir.

Uygulamada Psikoloji ve Psikiyatri

Temelde belirgin farklara sahip iki bilim dalı olan psikoloji ve psikiyatri uygulamada da bazı farklar ile ayrılmaktadır. Başvuru amaçlı doktora göründükten sonra bir hasta davranışsal problemlerine çözüm bulmak amacıyla psikolog ile düzenli görüşmelere başlayabilmektedir. Psikologlar ise ihtiyaç duymaları halinde hastayı ilaç yazıp bu süreçte izleyecek psikiyatriste yönlendirebilmektedir. Psikolog ve psikiyatristler hastalarda görülen semptomlar üzerine birlikte çalışmaktadır. Tedavi seçeneklerini birlikte belirlemektedir. Psikolog ve psikiyatrist arasındaki fark böyle açıklanabilir.

ŞİZOFRENİ NEDİR?

 

Şizofreni ciddi ve kronik bir rahatsızlıktır. Epilepsi veya migren gibi bir beyin hastalığıdır. Hastalığın gidişatında çevresel faktörlerin de etkisi yüksektir. Şizofreni hastaları gerçeklik ile bağlantılarını yitirir, olmayan şeylere inanmaya başlar, duygularını kontrol edemez ve kişilik bozukluğu yaşamaya başlarlarlar.

Daha Fazla

Insomnia (Uykusuzluk) Hastalığı

Insomnia hastalığı, uyku ile ilgili rahatsızlıkların başında gelen hastalıklardan birisidir. Kişide uykuya dalamama, gece boyunca uzun süreli uyku halinde kalamama problemleri görülür. Hastaların geneli, birkaç dakikadan fazla gözlerini kapalı tutamamaktan şikayetçidirler. Insomnia hastalığı insanın doğal uyku dengesini bozar.

Daha Fazla

PANİK ATAK NEDİR?

Panik Atak aniden ortaya çıkabilen yoğun kaygı, endişe ve korku anlarında ki nöbete denir. Bu kaygı insan vücuduna zarar vermekle birlikte nöbet geçiren insan vücudunda bazı fiziksel belirtiler ortaya çıkmasına yol açar. Kişi gündelik hayatında çoğu zaman yoğun korku ve rahatsızlık duygusu yaşamaktadır. Yoğun korku duygusu kişiye negatiflik hissi yaratır hasta olan kişi kötü bir şey olacağı, öleceği ve delireceğini düşünmeye başlar. Bu yoğun korku içinde kişi doğal ortamdan uzaklaşmak isteyerek yalnız kalmak ister ve oradan uzaklaşır. Kaygı ve korku sebebiyle yardım alabileceği bir sağlık kuruluşuna gitmek ister.

Daha Fazla

BİPOLAR BOZUKLUĞUN NEDENLERİ

Uzmanlara göre bipolar bozukluk hastalığının kesin bir nedeni yoktur. Bununla birlikte bipolar bozukluk yaşayanlarda;  Beyin foksiyonlarında ve beyin yapılarında farklılıklar olabilmektedir. Genetik kalıntılar kişinin bu hastalığa yakalanmasında önemli bir faktördür. Tek yumurta ikizlerinde sadece birinde bu hastalık ortaya çıkabilirken diğerinde de kesin olarak ortaya çıkacak diye bir neden yoktur.

Ailesinde bipolar bozukluk olan kişiler olmayan kişilere göre daha fazla bu hastalığa yakalanmaktadır. Fakat ailesinde bipolar bozukluk olupta bu hastalığa yakalanmayan kişilerin olduğunu da unutmamak gerekir.

Daha Fazla

Zamanda Yolculuk – Yaş Regresyonu

Zaman algınız hem semptomlarınızın gelişmesinde, hem de ilerlemesinde önemli bir rol oynamaktadır. Geçmişi, geleceği ya da zamanın geçişini algılayış şekliniz hayatınızdaki sorunları nasıl ele alacağınızı etkiler. Bunu aklınızda tutarak, hipnoterapistiniz, zaman algınızı değiştirmenize yardımcı olacak bir dizi araca sahiptir: Sizi geçmişe geri götürür, geleceğe doğru ilerletir veya zamanın geçişiyle ilgili algınızı değiştirmenize yardımcı olur.
Daha Fazla